Tarsus Gezgini
.:: Tarsus Hayranlarının Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz ::.

[Dikkat: Üye olurken sahte e-mail Adresi verirseniz, Sitemize Üye olamayacaksınız!]
Üye Olduktan Sonra Üyeliğinizi Aktifleştirmek İçin Mailinize Bakınız.



Bu Foruma yaptığınız ilk ziyaretiniz
ise, Lütfen öncelikle Yardım
kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için
öncelikle Kayıt
olmalısınız.
Üye olmayanlar Forumumuzdan hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz,
Mesaj yazamaz, Konu açamaz, Eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamıyla
kullanmak için Üye olabilirsiniz..


Tarsus Hayranlarının Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz
 
AnasayfaAnasayfa  Web SitesiWeb Sitesi  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Tarsus Tarihi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Puan : 84
Kayıt tarihi : 01/12/09

MesajKonu: Tarsus Tarihi   Çarş. Ara. 02, 2009 10:13 am

Tarsus'ta 1934 yılları arasında Gözlü Kule Höyüğünde yapılan kazılar bu yörede ilk yerleşmenin Neolitik dönemle başladığı ve Orta Tunç çağa değin kesintisiz sürdüğünü ortaya koymuştur. Kent önceleri Toros adıyla anılmış sonradan bu ad latince de Tarsus olmuş ve zamanımıza kadar da gelmiştir. Tarsus'u ilk kez kimin kurduğu konusunda çeşitli söylenceler vardır. Bunlar'ın en yaygın olanı, kentin Asur Hükümdarı Sardanapal'ın kurduğudur. Yöreye I.Ö. VII-VII.yy'da geldikleri sanılan Yunanlıların burada bir yer yerleşmeyle karşılaştıkları kesindir.

Bir süre Asur egemenliği altında kalan yöre daha sonra prenslerin, iskendirin eline geçti. İskender'den sonra Tarsus, tüm Kilikya ile birlikte Selökinder'in payına düştü. I.Ö. 246'da Mısır yönetimine geçtiyse de bir süre sonra geri alındı. I.Ö. 66 da Kilikya bir Roma vilayeti oluncai, Tarsus'ta bunun merkezi durumuna getirildi. Tarsus'a tarihi bir önem kazandıran Cydunus(TarsusÇayı) o dönemlerde kentin içinden geçmekteydi. Kleopatra ve Romalı komutan Marcus Antonius, Tarsus'a bu ırmak yoluyla gelmişlerdir.

Tarsus Hıristiyanlığın kurucularından Aziz Paulus'un doğduğu kent olarak da önem taşır. Ayrıca ünlü coğrafyacı Strabon I.Ö.I. yy da Tarsus'ta dil bilginleri, filazof ve yazarların yaşadığını yazar. Tarsus'un tarihi, müslümanlığın ortaya çıkışından kısa süre sonra, haraketli bir aşamaya girdi. 637 de Arap üstünlüğünü kabul eden Tarsus bu dönemde Bizans sınırındaki öbür kentlere birlikte onarıldı.

Bu kentlere sonradan avasim (uç kentleri) adı verildi. Emeviler ve Abbasiler döneminde, Tarsus bizanslılara Araplar arasında sürekli el değiştirdi. 965'te bizanslılara geçen Tarsus bu dönemde Antakya Prensliğine bağlandı. Bir süre sonra yeniden Bizans'ın, 1133'te Ermeni Prenslerinden Leon'un eline geçti. 1137'de Bizans imparatoru Yoannes Komneos, Tarsus'u geri geri aldıysa da, 1172-1173'te yöre yeniden Ermeni egemenliğine girdi.

Tarsus, XIII.yy'dan sonra Memlukler'in ve zaman zaman da Ramazanoğulları ile Dulkadiroğulları beyliklerinin yönetimine geçti. 1516 da ise, Yavuz Sultan Selim'ce Osmanlı topraklarına katıldı.

Tarsus 1571 de Kıbrıs Eyaletine bağlı bir sancak merkezi olduysa da, bir süre sonra Adana eyaleti sınırlarına alındı. 1832 de Osmanlı güçlerini yenen mısırlı İbrahim paşa, Adana ve çevresini ele geçirdi. 1839 da yeniden Osmanlı topraklarına katılan Tarsus, 1867 de Halep vilayeti Adana sancağının 1877 de ise Adana vilayeti Adana sancağının bir kazası oldu.

Şemsettin Sami Tarsus'a İlişkin Şunları Yazmaktadır: Adana vilayetine bağlı Mersin Livasının bir kazasıdır. Kentin, 31 camisi, 19 medresesi, 2 tekkesi, çeşitli dinsel topluluklara bağlı 5 kilisesi, 1 bedesteni, 10 hani, 2 hamamı, 24 okulu, 7 değirmeni ve 6 pamuk fabrikası vardır. Tarsus, Namrun ve Gölek nahiyeleriyle 180 köyden oluşur. Tüm nüfusu 41606'dir. Kentteki 4000-5000 Rum ve Ermeni dışında tüm nüfus İslam'dır.

Ali Cevad ise Tarsus'u Şöyle Anlatır: Kazanın Kusdemir, Kosun, Canip sehir, Namrun, Ulaş, Gülek ve Tekeler aslı 7 nahiyesi ve 161 köyü vardır. Kazanın tüm nüfusu 40410'dur. Mersin 1888'de Adana'ya bağlı bir sancak olunca Tarsus'ta bunun tek kazası olarak yönetsel durumunu korudu. I. Dünya Savaşı sonrasında Fransız işgaline uğrayan Tarsus da buna bağlı bir ilçe merkez durumuna geldi. Tarsus Müslümanlar içinde mukaddes bir şehirdir.

Tarsus'ta bir çok kutsal abideler vardır. Danyal Peygamber Tarsus'ta gömülüdür. Makam Caminde Türbesi vardır. Hazreti Şit, Lokman Hekim Bilal-i Habeşi'nin Mezarları Tarsus'tadır. Harun Reşit'in kardeşi Memun'un valiliği sırasında Tarsus çayında boğulmasından sonra Nur Camiindeki mezara defin edilmiştir.

Bütün bu efsane ve Tarsus'un geçmişi ne ait bilgilerin ilmi bir şekilde derlenip ortaya çıkarılması Arkeolog ve tarihçelere düşen bir görev olmaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://tarsusgezgini.nforum.biz
 
Tarsus Tarihi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Mut'un Tarihçesi...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Tarsus Gezgini :: Tarsus Gezgini® Genel :: Tarsus Tarihi-
Buraya geçin: